Ocak 15 2025 10:40:05
menu_open.gif Ana Menü
menu_open.gif
Üye İstatistikleri
cem zeren21 Hafta
Kababel...52 Hafta
Bay-Nos...52 Hafta
454545115 Hafta
mustafa...161 Hafta
Admin178 Hafta
Deniz S...191 Hafta
Alican204 Hafta
haydar ...210 Hafta
ORHAN A...225 Hafta


Bugün: 0
Dün: 3
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yıl: 0
Son Üyemiz : Mustafa Basal

bullet.gif Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3
bullet.gif Toplam Üye Sayısı: 660
menu_open.gif Galeriden Seçmeler
menu_open.gif Forum Başlıkları
En Yeni Forum Başlıkları
bullet.gif BİLİMİN GÜCÜ - İSMAİ...
bullet.gif Selam
bullet.gif TÜRKiYE NEREYE GiDiYOR?
bullet.gif BAKINIZ NE GÜZEL SÖY...
bullet.gif GÖNÜL BURCUMDUR
En Fazla İlgilenilen Başlıklar
Henüz Başlık Oluşturulmamış.
menu_open.gif En Son İncelemeler
İnceleme Bulunamadı
menu_open.gif
Köçek Kömü Köyü
menu_information.png Başlığı Görüntüle
Köçek Kömü Köyü Sitesi » EDEBIYAT » EDEBIYAT
Kim Korkar Cücelerden
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt S.S.S. Üye Listesi Bugünkü Mesajlar Arama

Başlığı Yazdır

14-06-2007 05:56 ÖS Kim Korkar Cücelerden
Kullanıcı Avatarı

safak altun

Yönetici


Mesaj Sayısı: 171
Katılım Tarihi: 31.08.06
Konum: Hamburg
Yaş : 65
Güzel günlerimizin güzeline yakışan arkadaşlarımız olur. O güzel günlerde sevdiğimiz dostlar, yanımızı yöremizi bezeyen, kırlara düşen kır çiçekleri gibidirler. Bir yanda açan papatyadır, diğer yanda mor menekşe. Yaban gülü, ince pembe gülüşlüdür. Sevgi gecenin karanlığını yener, güneşe elini uzatır.
Yaşam ikiyüzlü bir madalyon gibidir. Bir yanda mavi, yeşil, sıcak gülüşlü açan çiçekler, diğer yanda ayrık otları, ısırgan ve dikenler.
Ayıkla ayıklayabilirsen.
Sinsidir yenik düşmüş karanlığın sesi. Boş durmaz ve bir gün, hayır diyemediğimiz yalnızlığımıza yenildiğimiz, daha çok yalnızlıktan korktuğumuz için, bir yolunu bulup, susmaların bizi sürüklediği tenhada yakalar ve teslim alır. Çirkefe çeker, hayatlarımızı kirletir.
Kırılası uzanan hangi hoyrat elin marifeti, hangi yıkan hevestir bu. Kırların masum çiçekleri vazoda solar, özlediğimiz bir koku olurlar usumuzda.
Susmaların yılgın yalnızlığında, kavgalardan kaçtığımız için, Kafdağının ardına uçan Anka kuşu dönmez geri, küllerimizi eşelemez. Masallarımızın iyi yürekli kahramanları, saflığımıza küsüp al atlara binip gittiler. Ve bu yüzden; yanımız yöremiz ayak altında dolanan cüceler doldu.
Boylu poslu yalanı marifet kuşağı, hileyi hin kulağı eder bu ortanın soytarısı cüceler. Boşunadır usumuzu yoklamalar. El uzatıp tanış olmadık, yan yana yürünen yolların, aynı kuru azığın üleşeni değiliz. Biz onlarla, bildik hiçbir masalda buluşmadık.
Utanmaz arsızdır, sırtımıza tırmanır, fırsatını bulunca tepemize çıkar. Selvi boylu olmak değildir, bir fırsatını bulup adam gibi adamdan sayılmaktır bütün amaçları.
Bir soytarının aymaz arsızlığı ile kolları sıvar kandırmaya koşarlar. Kolay değildir güzelden söz eden, erdemleri ağzında sakız eden cücelerin güzelden ne kadar uzak olduğunu görmek, bilmek. Onlar bizim için değerli olanı kullanır, fütursuz koyu kırmızı yalanlarla çıkarlar karşımıza.
Bütün marifetleri demiri eğen kolu kırmak, güzeli seven yüreği vurmaktır.
Kanan yanımız, çocuk yanımızdır. Kolay düşer, yara bere içinde kalkar ayağa. Ve sızlayan yaralarına aldırmadan, bir an olsun ah demeden kırlara koşar, masallarımızın en gizli en gizemli ormanında, yeşilin mavinin, narin açan çiçeklerin uzanan elini tutup, bir sıçramada biner kanatlı atların sırtına, rüzgâr gibi, rüzgârdan hızlı yalan dağlarını aşar, kendimize ihaneti yener.
Cücelere kanmaktan korkmadan, kendimizi kandırmaktan uzak bir yolun yol ayrımındayız. Büyümekle çocuk kalmak arasında bir tercihten elimizi çekerek yürüyoruz.
Daha kim bilir kaç zaman kanacak kendine küs, yalnızlıktan kaçan çocuklar, kaç kez kalkacak üstü başı toz toprak içinde dizlerinde sızlayan yarası.
Evvel zaman içinde başlayan bu masal, ahir zaman içinde öyle kolayından bulmaz bir son. Döne, değişe zaman içinde, düşe kalka, yana yakıla büyümeden, kendine yenilmeden çocuk kalanların masalıdır bu.
Gelip geçicidir bu masalda cüceler. Kalıcı olan papatya, nergis kokusu, pembe gülüşlü yaban gülü, uzak denizlerin tuzu, mavi ve yeşil ormanlar. Yangınların kor ateşini saklayan yürekleri avuçlarında bir de BİZ.
Pazartesi, 13. Kasım 2006

www.hkaya.com

Hasan Kaya
Mart 1959 Erzincan doğumluyum. Altı yaşımda İstanbul''a göçen ailemle birlikte Üsküdar''a yerleştik.
www.safakaltun.com
 
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
menu_information.png Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:
menu_information.png
Köçek Kömü Köyü